Barrett Özefagusu ve Yemek Borusu (Özefagus) Kanseri

Barrett Özefagusu ve Yemek Borusu (Özefagus) Kanseri

Prof.Dr.Ahmet Dobrucalı

YEMEK BORUSU KANSERİ OLUŞUMU BAKIMINDAN KİMLER RİSK ALTINDADIR?

İki çeşit yemek borusu (özafagus) kanseri vardır; Skuamöz hücreli kanser ve özafagusun adenokarsinomu. Skuamöz hücreli kanser genellikle sigara ve aşırı miktarda alkol tüketen insanlarda görülür. İyi olan bir haber bu tip kanserin sıklığının günümüzde hafifte olas bir azalma göstermekte olmasıdır. Diğer tür olan özefagus adenokarsinomunun sıklığı ise günümüzde giderek artmaktadır ve gastroözafagial reflü hastalığı (GÖRH) ile ilişkilidir (Bkz. Gastroözofagial reflü hastalığı ve komplikasyonları,Barret özefagusu).
GÖRH nın en sık görülen semptomu göğüs kemiği arkasında hissedilen yanma (heartburn) ve ekşime hissidir. Yetişkin insanların yaklaşık %20′si haftada en az iki kez bu semptomu yaşamaktadır. Bu kişilerde özafagus kanseri gelişme riski artmış olmasına rağmen gerçekte onların büyük bir çoğunluğunda özafagus kanserinin gelişmeyeceğini biliyoruz. Ama GÖRH olan hastaların %1 ila %12 arasında değişebilen bir kısmında, yemek borusunun iç yüzeyini döşeyen ve epitel olarak adlandırdığımız dokuda bazı yapısal değişikliklerin oluşması anlamına gelen ve Barrett Özafagusu olarak adlandırdığımız bir oluşum ortaya çıkabilir. Yemek borusu adenokarsinomu olan bir çok vakada kanserin Barrett metaplazisi olarak adlandırılan bu farklılaşmış dokudan kaynaklandığına inanılmaktadır.

BARRETT ÖZAFAGUSU NEDİR?

ilk kez 1950 yılında, bir İngiliz hekim olan Norman Rupert Barrett British Medical Journal adlı tıp dergisinde yayınladığı vaka ile Barrett özefagusunu tanımlamıştır. Barrett özafagusu (Barrett epiteli veya Barrett metaplazisi olarak da adlandırılır) yemek borusunun iç yüzeyini kaplayan epitel dokunun yerini mide ve/veya barsakların iç yüzünü örten dokuya benzer bir dokunun alması (metaplazi) olarak tanımlanabilir. Hastalığı genç yaşta ortaya çıkan, gece uyku sırasında reflü semptomları olan, reflü nedeniyle kanama geçiren veya kronik reflü nedeniyle yemek borusunun alt ucunda daralma oluşan hastalarda daha sık görülmektedir. Barrett dokusu endoskopi sırasında görülebilir ama sadece endoskopik tanı güvenilir değildir, kesin teşhis için doku örneği alınarak histopatolojik inceleme yapılması gerekir (biyopsi). Barrett epitelinde kanser gelişimi öncesinde (prekanseröz), displazi olarak adlandırılan ve ancak biyopsi ile anlaşılabilen bazı değişiklikler olabilir.

BİR REFLÜ HASTASINDA BARRETT ÖZEFAGUSU OLUP OLMADIĞI NASIL ANLAŞILABİLİR?

Bunun için size üst gastrointestinal sistem endoskopisi (Gastroskopi) yapılması gerekir. Barrett dokusu yemek borusunun normal dokusundan farklı bir görünüşe sahiptir ve endoskopide görülebilir. Bu değerlendirme genelde yeterli olmasına rağmen, doktorunuz tanıyı doğrulamak için doku örneği alacaktır (biyopsi). Bu işlem sırasında ağrı veya rahatsızlık hissi duyulmaz. Doku örneği alınması aynı zamanda dokuda ’displazi’ olarak adlandırılan bazı mikroskopik değişikliklerin aranması için de kullanacaktır. Displazi Barrett Özafagusun’da prekanseröz bir değişimdir ve endoskopide görülemez, bu nedenle biyopsi alınması gereklidir. Biyopsi sonuçları için bir kaç gün beklemeniz gerekecektir.

BARRETT ÖZAFAGUSU İÇİN KİMLERİN İZLENMESİ GEREKİR?

Kimlerin izlenmesi gerektiğine deneyimlere dayalı ortak bir görüş yoktur. Genel olarak herhangi bir nedenle endoskopi yapılan insanlar arasında Barrett metaplazisine rastlanma sıklığı %0.5-1, gastroözofagial reflü hastalığı nedeniyle endoskopi yapılanlarda ise rastlanma sıklığı ortalama %10 dur. Yemek borusunda reflü nedeniyle darlık oluşanlarda bu oran %50 ye kadar çıkabilmektedir. Barrett özefagusu her yaşta ve cinste görülebilmesine rağmen 40 yaş sonrasında ve erkeklerde görülme sıklığı artar. Bir ortak görüşe göre 40 yaşından büyük, kronik reflü şikayeti olan ve bu şikayetlerini kontrol altına almak için yıllar boyunca ilaç kullanmak zorunda olan hastalar endoskopi ile kontrol edilmelidir. Eğer ilk görüntüleme Barrett Özafagusu için negatifse sonraki yıllarda ilave bir belirti olmadıkça genellikle ikinci bir endoskopi yapılmasına gerek yoktur.

BARRETT ÖZAFAGUSU NASIL TEDAVİ EDİLİR?

İlaç tedavisi Barrett metaplazisini ortadan kaldıramaz ancak mide asit salgısını baskılayan ilaçların etkin dozda kullanılması ve uygun vakalarda yapılacak cerrahi girişim Barrett Özafagusu varlığında kanser gelişme riskini azaltabilir. Günümüze Barrett metaplazisini ortadan kaldırmaya ve tedavi etmeye yönelik bazı endoskopik yöntemler bulunmaktadır (Argon plazma koagülasyonu, fotodinamik tedavi vb.). Fakat bu yöntemlerde komplikasyon oranı yüksek olduğundan ancak tecrübeli merkezlerde uygulanabilir ve bu yöntemlerin kanseri önlemedeki etkinlikleri kesin değildir.

BARRETT ÖZAFAGUS’U OLANLARA DİSPLAZİ GELİŞİP GELİŞMEDİĞİNİ KONTROL ETMEK İÇİN NE KADAR SIKLIKLA ENDOSKOPİ YAPILMALIDIR?

Barrett Özafagusu olan hastalarda yemek borusu kanseri oluşma riski yıllık %0,5 civarındadır (yaklaşık 200 kişide 1, ki bu oran aynı zamanda normal popülasyona göre 30 ila 50 kat artmış bir kanser gelişme riski anlamına gelmektedir). Yaşlı, sigara ve alkol kullanan ve geniş Barrett metaplazisi bulunan erkeklerde kanser oluşma riski daha fazladır. Barrett Özafagusu tanısı koyulan bir hastanın endoskopik biyopsilerinde displazi görülmüyorsa endoskopinin 3 yıl aralarla tekrarlanması yeterlidir. Eğer biyopsiniz displazi varlığını gösterirse, doktorunuz belirli bir plan dahilinde gerekli yönlendirmeleri yapacaktır.

Sorularınız için; Prof.Dr.Ahmet Dobrucalı
0216 4505371
http://www.drahmetdobrucali.com
info@drahmetdobrucali.com